25 KASIM’DA NELER YAPTIK?

KEİG Platformu üyesi kadın örgütlerinden Urfa Yaşam Evi Kadın Dayanışma Derneği, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü” etkinlikleri kapsamında bir panel düzenledi. Bu panele katılan konuşmacılardan biri  de yine KEİG üyesi kadın örgütlerinden, Ankara’da bulunan Kadın Eğitim ve İstihdam Derneği’nden İdil Soyseçkin katıldı. İdil’in panele dair değerlendirmesini aşağıda bulabilirsiniz..

Urfa Yaşam Evi Kadın Dayanışma Derneği 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında bir panel düzenledi. Güneşli bir günde büyük bir salonda yapılan panele yaklaşık 60-70 kadın katıldı (sendikalardan ve barodan 10 erkek katılımcı da vardı ancak panelin başlamasından kısa süre sonra salondan ayrıldılar. Ne de olsa şiddet –sadece- kadınların meselesi degil mi?).

Yaşamevcileri en çok sevindiren, yaptıkları mahalle çalışmalarında temas ettikleri kadınların da- hayli kalabalık- gelmiş olmasıydı. KEİG adına/sayesinde Yaşamevi kadınlarını daha yakından tanıma fırsatı bulduğum bu panelde ekonomik şiddet üzerine bir sunum yaptım. Özellikle karşılıksız ev içi emeğin ekonomik şiddet olduğunu dillendirdiğim, (esnekleştirilen) emek piyasasının kadınların emeğini sömürmesinin de bu şiddetten azade olmadığını söylediğim anlarda katılımcıların gülümseyişleri ve birbirlerine birşeyler söylemeleri tüm kadınların az ya da çok yaşadığı bu şiddet türünün bugünden yarına değişmeyeceğini ve aslında kadın erkek eşitliğine ve insanca yaşama dair her konuda olduğu üzere bütünlüklü bir devlet politikasının elzemliğini ortaya koyuyordu. Diğer panelist Işık Okçu ise sendikacı geçmişinden ve dergiciliğinden geldiği kadar edebiyatla haşır neşirliğinden beslenen sunumunda genel olarak kadına yönelik şiddet ve özelde medyada, özellikle de sinemada kadın karakterler üzerinden şiddetin nasıl meşrulaştırıldığını/normalleştirildiğini anlattı.

Sunumlar sonrasında gelen sorular Kürtlerin medyada “cahil, hiçbir şeyden anlamaz” insanlar olarak gösterilmesinin ve sanki şiddet sadece bu coğrafyada yaşanıyormuş gibi bir algının oluşturulmasının nedenlerine  dairdi çoğunlukla. Aslında sorudan çok, bizim düşüncelerimizi merak ediyordu kadınlar. Çünkü onlar da gayet farkındaydı kikadına yönelik şiddet her toplumsal sınıftan, etnik kökenden, yaştan ve eğitim düzeyinden kadının ortak sorunuydu. Burada ya da orada ve yahut şurada öldürülenler, hakarete, tacize, tecavüze uğrayanlar, paraları ellerinden alınanalar, çalışması engellenenler ya da çalışmaya zorlananlar hep kadınlardı. Ve o güzel panel gününün de bize fısıldadığı gibi, aslolan kadınların dayanışmasıydı.

Beni evinde misafir eden ve çok çok güzel ağırlayan Serpil’e ve ailesine;  panel öncesi ve sonrası bizimle ilgilenen Yaşam Evi kadınlarına teşekkür etmeden yazıyı bitirmem de olmazdı.

Teşekkür ederim.

Şunlar İlginizi Çekebilir...

6 Responses

  1. Idalia dedi ki:

    Merry Christmas to you n your family!I too love bounty bars, this recipe sounds so yummy n easy ton.a.th.oks for sharing!! It would be even more great if you would have shared the picture too 🙂

  2. AnneSeriously, they might need a little more motivation than that. Tell them I will pay them a nickel for every pair they put together. But tell Annes they have to match!

  3. tengo mi niña menor q ha cumplido 3 años el 29/04/11, pero en el nido no la aceptaron para tres y la matricule en dos años. Ella hasta un mes de asistir al colegio ya no usaba pañal, no tomaba en biberon, evolucionaba con normalidad; pero ahora se comporta como bebe de dos años. ahora no se si dejarla en dos o retirarla y prepararla como se debe para tres; porq la verdad es q siento q mi pequeña en vez de progresar esta retrocediendo ya q su capacidad da para mas.

  4. nydelig inspirasjon – helt for minimalisktsk og ikke gul pÃ¥ske. Blir vel ikke akkurat veldig pÃ¥skepyntet her, men noe skal det vel bli. Elsket de vakkre eggene 😀 tøfft!

  5. http://www./ dedi ki:

    Dormez en paix braves gens ne craignez rien, ne pensez à rien et faites vos photos dans la paix et l’innocence; vos médias préférés se chargent de tout et veillent sur vous , au matin vous trouverez sur vos écran votre pitance de prêt à penser

  6. http://www./ dedi ki:

    Beste Likoed,Er moet vrede komen, anders staat de regio in brand. Laten we ophouden met altijd de ander de schuld te geven zonder hand in eigen boezem te steken. De situatie in het verleden was niet goed voor Israel, noch voor de Palestijnen, oorlog lost niets op. Alleen land voor vrede.groettineke

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.