BURSA’DA BİR KADIN ÖRGÜTÜ: KOZA KADIN DERNEĞİ

          KOZA KADIN DERNEĞİ
Bursa’da her yıl 8 Mart ve 25 Kasımlarda bir araya gelen kadınlar, 2006 yılında
bir kadın derneği kurmaya karar veriyor. Çeşitli tartışmalar ve çalışmalar
sonucunda 2012 yılında dernekleşme yolunda adım atarak Koza Kadın
Derneği’ni kuruyorlar. Birçok farklı alanda yerel çalışmalar yürüten dernek
üyeleriyle çalışmalarını ve kadınlar olarak örgütlenmenin anlamını konuştuk.

KEİG Bülten için bu söyleşiye birçok kadın katıldı: Derya Şimşek Aksakal, Necla Türemen, Meral Yalnızca, Emine Doğru Feride Sevgi Ay, Tuğba Kılınç, Hafize Kaya Yılmaz, Hacer Akan, Gülderen Sağlam…

Koza Kadın’ın hikayesi nasıl başladı?

Derya: Bizler farklı sivil toplum kuruluşu, demokratik kitle örgütleri, siyasi parti gibi kurumlarda kadın çalışmaları yürütüyorduk. Her yıl 8 Mart ve 25 Kasım’da bir araya gelerek Bursa Kadın Platformu’nda birlikte iş yapıyorduk. 2005 yılında Bursa’da yaşanan bir yangında 5 kadın işçi hayatını kaybettiğinde 2006 yılı 8 Mart’ını o kadınlara adadık. Bunu örgütlerken bizim dışımızdaki kadınlara ulaşmanın önemli olduğunu konuşmaya başladık. Bu işlerin kadın derneği adı altında yapılmasının kadınlara ulaşmayı ve bir araya gelmeyi kolaylaştıracağına ve daha gerçekçi kadın çalışmaları yapacağımıza inandık. Eşitsizlikleri gidermek, bütün farklılıklarımıza rağmen birlikte yaşamak, sorunlarımızı çözmek için her alanda yan yana olmalı ve ortak ilkeler etrafında birlikte mücadele etmeliydik.

Necla: Bu vurgu bizim birlikte kadın derneği kurma fikrimizin alt yapısını oluşturdu. Birçok kadın çeşitli zamanlarda kadın derneği fikri üzerinde tartışmalar yaptık. Kendi farkındalıklarımızı artırmak, kadın sorununa bakışımızı ortaklaştırmak için çeşitli ortamlarda bir araya geldik. Önceleri kitap okuma-tartışma grupları oluşturduk. Bir konu üzerinde özellikle uzman olan arkadaşlarımızın anlatımlarıyla forumlar düzenledik. Katılan kadın sayısı hep değişti. Kimi zaman 15 kişiydik, kimi zaman 6 olduk. Ama hep birlikte düşünen ve birlikte üreten, fikirler ortaya çıkaran kadınlardık. Bu toplanmalarımızı evlerimizde, havalar ısınınca da parklarda yaptık.10668187_359715387528858_1778554154_n

Dernekleşme süreci ne zaman başladı?

Meral: Ve 2012 yılı Mayıs ayında 12 kadın arkadaşla dernek kurmak için dilekçemizi verdik. Bizler özellikle toplumsal cinsiyet, kadına yönelik şiddet ve kadın emeği konularına yönelik çalışmalar yapmayı ve özellikle her dönemde bir konuya yoğunlaşmayı önemsedik.

Bursa’da yürütülen kreş ve yerel yönetim çalışmaları

Şu anda kaç üyeniz var?

Emine: Şu an 40 üyemiz var. Kadınlarla bire bir görüşerek dernek amaçlarını ve çalışmalarını anlatarak örgütlenme yöntemini benimsiyoruz.

Tuğba: Bire bir görüşme yönteminde kadınlara kendimizi ve amaçlarımızı anlatıyoruz.

Ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Sevgi: KEİG Platformu’nun ilk çalışmalarını başlattığı Kreş Haktır Platformu kapsamında 2013 yılından beri çalışmalar yürütüyoruz. Kreş çalışmasında Koza Kadın olarak yasal dayanaklar konusunda çalışmalar yaptık. Bursa’daki kreş örneklerini inceleyerek raporlaştırdık. ILO ve İŞKUR’un yürüttüğü “Kadınlar için daha çok ve daha iyi işler” projesi kapsamında düzenlenen toplantılarına 2014- 2015 yıllarında konuşmacı olarak katıldık. 3-4 Mayıs 2014’de KEİG çalışmaları kapsamında eğitim toplantısı yaptık.

Yerelde birçok alanda çalışma yürütüyorsunuz yani..

Meral: 2014 yerel seçimlerinde belediye başkanı, meclis üyesi ve muhtar adaylarına kreş hakkı ile ilgili taahhütname imzalatma çalışması yaptık.

Hafize: Kadın Dostu Kentler Programı kapsamında “Mahalleli kadınlar performans ve bütçeye karışıyorlar” adlı projeyi yürütüyoruz.

k1“Her kadın ayrı kocaman bir dünya”

Kadınlar olarak örgütlenmek sizin için ne anlama geliyor?

Hafize: Kadınlar olarak kadınlar için birlikte hareket etmenin önemini kavradım. STK’lar olarak örgütsel katılımla toplumun her alanında ciddi anlamda olumlu sonuçlara ulaşabileceğimizin ve sahip olduğumuz gücün farkına vardım.

Emine: Toplumsal cinsiyet eşitliğinin önemini ve ihtiyacını her alanda daha iyi fark ettim.

Tuğba: Biz kadınların günlük hayatta birey olarak çok güçlü olduğumuzun hep farkındaydım. Fakat örgütlenerek neler başarabileceğimizi görmek beni çok şaşırttı. Her kadının ayrı kocaman bir dünya olduğuna karar verdim. Ayrıca, toplum içinde daha rahat konuşmayı ve kendimi ifade etmeyi öğrendim.

Meral: Koza Kadın’la birlikte hayatıma düzen geldi. Her ne kadar Koza Kadın çalışmalarında düzensiz olsam da evimde düzen gelişti. Dil kullanımı konusunda geliştim ve iletişim becerilerim arttı.

Gülderen: Hayatımda ilk kez akademik arkadaşlarım dışında bir insan-kadın grubuyla araştırma yapıyorum. Bu toplumsal yapıdaki araştırma süreci, akademik araştırma sürecinden çok farklıydı. Çünkü aslında toplumsal çalışmaların hiçbiri güvenli değil; ama benim alanımda olan eğitim çalışmaları hep güvenli ortamda yapılmaktaydı. Biz bu kadın örgütünde arkadaşlar olarak birbirimize müthiş bir güven desteği verdik. Bunun yanı sıra örgüt üyeleri hiçbir zaman görevini “niçin yapmadın” sorgulamasını hissettirmedi. Oysa ki akademik dünyada bu duyguyu çok sert hissedersiniz. Meğer gönüllülük ilkesiyle araştırma yapmak ne kadar zevkliymiş.

“Her tanıştığım kadın bana çok şey katıyor”

Birlikte örgütlenmek size neler kattı?

Sevgi: Dernek üyeleriyle iletişimim ve samimiyetim arttı. Birbirimizle rahat ilişki kurup daha kolay çalışıyor ve hızlı sonuca ulaşıyoruz.

Necla: Yılardır kadın mücadelesi içinde olmama rağmen dernekle beraber bireysel olarak çok şey öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum.  Karma örgütlerde de kadın mücadelesi verdim ama yeterli olmuyordu. Koza Kadın’la birlikte gerçek bir kadın mücadelesi vermeye başladık. Kadınlar birlikte oldukça yapmayacakları şey yok diye düşünüyorum. Her tanıştığım kadın beni şaşırtarak bana çok şey katıyor.

proje_kapanisHacer: Kadın hareketinin çok iyi örgütlenmesi gerektiğini, bireysellik yerine örgütlenmenin daha önemli olduğunu anladım. Sahada çalışırken eğitim düzeyi ve gelir düzeyi düşük insanların ne kadar sıkıntılar yaşadığını, onlara ulaşmak için korkularını da yenmenin gerektiğini öğrendim.

Derya: Kendimi kadınlarla daha güçlü ve keyifli hissediyorum.

Gülderen: Bir diğer nokta da tüm üyelerin kendi becerilerini en güzel şekilde sunması ve diğerinin büyümesine katkıda bulunmasıydı -yani hiçbir şekilde birbirimizle yarışmıyorduk. Tek bir hedefimiz vardı, hep birlikte büyümek…Ayrıca, çok kadınsı detaylarla herkesin çeyiz sandığını açarak çok güzel günler ve geceler geçirdik. Çevreye her baktığımızda kadınlar konusunda yeni çalışmalar bize bakıyor ve bizi bekliyor. Biz buna hazırız. Hemcinslerimiz ve kendimizi için bir şeyler yaparak kendimizi işe yarar hissediyoruz. Bu da mücadele gücümüzü arttırıyor.

Hacer: Raporumuzu sonlandırırken telefonlarımıza gelen mesajlarda yaklaşan seçim zamanında gönderdiği mesajlarla STK’ların ne kadar önemli olduğunu fark ettik. Bundan sonraki çalışmalarımızda kadınlara ulaştığımızda ne kadar büyük bir güce ulaşacağımızı gösteriyor. Güçlü insan kadınlar meclise güçlü adayları gönderebilir.

 

 

Şunlar İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.