“KADIN İSTİHDAMININ ARTIRILMASI VE FIRSAT EŞİTLİĞİNİN SAĞLANMASI” GENELGESİ – MAYIS 2010

KEİG PLATFORMU BASIN AÇIKLAMASI
28 MAYIS 2012

“Kadın İstihdamının Artırılması ve Fırsat Eşitliğinin Sağlanması” 2010/14 sayılı Başbakanlık Genelgesi

25 Mayıs 2010 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Kadın İstihdamının Artırılması ve Fırsat Eşitliğinin Sağlanması” başlıklı, 2010/14 sayılı Başbakanlık Genelgesi, Türkiye’nin kanayan bir sorununun, en sonunda Hükümet Yönetiminin en üst düzeyinde tanındığına dair umut verici bir başlangıç oluşturmuştur. Şimdi önemli olan Genelgede yer alan tedbirlerin ivedilikle ve etkin bir şekilde uygulamaya geçirilmesidir. Aksi takdirde, Türkiye’de kadının insan haklarına ilişkin pek çok konuda olduğu gibi, yasalar ve politikalar tarafından öngörülen kadın-erkek eşitliği, bir kez daha kağıt üzerinde kalacak, uygulamalar göstermelik olmaktan ileri gidemeyecektir. Bu Genelgenin yansıttığı kadın-erkek eşitliğine yönelik iyi niyet, siyasi iradeye de yansıdığı ve uygulamaya geçtiği düzeyde inandırıcı olacaktır.

Türkiye, yüzde 24lük kadın istihdamı oranıyla  OECD ve AB ülkeleri arasında Türkiye en geridedir. Bu durum göz önünde bulundurulursa acıktır ki, genelgede öngörülen tedbirler yeterli olmaktan uzaktır. Kadın istihdam oranında somut ilerlemelerin sağlanması ve kadınlara erkeklerle eşit istihdam ve  eşit ücret olanaklarının sağlanması için kapsamlı yasal ve kurumsal reformlara gereksinim vardır.

Öncelikli olarak:

1. Kanunda yer alan annelik izni, babalara da en az üç ay ücretli izin öngörecek şekilde “ebeveyn izni” olarak düzenlenmeli ve ivedilikle yasalaştırılmalıdır.

2. Genelge 13.maddede sözü geçen, İş Kanunu’nun kamu ve özel iş yerlerinde kreş ve gündüz bakımevi yükümlülüğünü öngören maddesi mevcut hali ile bu yükümlülüğü sadece 100-150 kadın çalışanlı işyerleri için tanımlamaktadır. Yükümlülüğün sadece kadın çalışan sayısı üzerinden tanımlanması kadınları işe almada ayrımcılığı da teşvik etmektedir; kadın ve erkek toplam çalışan sayısı üzerinden tanımlanmalıdır.

3. Ayrıca İş Kanunundaki bu madde, daha az çalışanı bulunan işyerlerindeki iş görenleri benzer bir haktan mahrum bırakmanın yanı sıra, kayıt dışı çalışan milyonlarca kişiyi de dışlamaktadır.  4-6 yaş arası çocuklar için okul öncesi eğitimin ve 0-3 yaş çocukları için kreşlerin açılması konusunda yıllık plan ve programlara somut hedefler konulmalı ve kamu bütçesinden gerekli kaynaklar ayrılmalıdır. Bunu sadece maliyet unsuru olarak gören bir anlayış yerine çocukların sağlıklı gelişmesine yönelik yatırım yapıldığı, yepyeni bir hizmet alt sektörü aracılığı ile istihdam olanakları sağlanacağı, ve işgücü piyasasında kadın-erkek fırsat eşitliğini geliştireceği göz önünde bulundurulmalıdır.

4. Ebeveyn izni ve kreş/okul öncesi eğitime yönelik hizmetlerin yaygınlaşması ile, bugüne kadar kadınların tek başlarına yüklendikleri gelecek nesilleri yetiştirmeye yönelik bakım hizmetlerinin evde erkekler, dışarıda kamu ve özel sektör tarafından paylaşılmasının adımları atılacak ve istihdamda kadın-erkek eşitliğinin önü açılacaktır.

5. Genelge 3. maddede sözü geçen İş Kanunu’nun ayrımcılığı yasaklayan 5. Maddesinin, işe alım sürecini kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. Böylelikle, işe alımlarda cinsiyete (ve diğer unsurlara bağlı) dayalı ayrımcılığın engellenmesine yönelik yasal dayanak sağlamlaştırılacaktır.

6. Genelge 4.madde ile kamu kurum ve kuruluşlarının ve yerel yönetimlerin hazırlayacağı stratejik plan, performans programları ve faaliyet raporlarına kadın-erkek eşitliği yaklaşımının dahil edilmesinin,  bu kurumların zamana bağlı olarak yürütecekleri faaliyetlere bu doğrultuda somut hedefler koymaları ve her yıl bu faaliyetlerin amaçlara erişim açısından değerlendirilerek  “Kadın İstihdamı Ulusal İzleme ve Koordinasyon Kurulu”na göndermeleri ve kamuoyuna açıklamaları sağlanmalıdır.

7. Genelge 6.maddede öngörülen, Kamu kurum ve kuruluşları işe giriş sınavları ve hizmet içi eğitim programlarına katılım, görevde ve unvanda yükselme(terfi), üst yönetim kademelerinde görev alma hususunda, her yıl söz konusu kurula rapor vermekle yükümlü olmaları, sağlanmalıdır.

8. NGenelge 9.maddede öngörülen, İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurullarının işgücü piyasası analizi sonucu belirleyeceği mesleklerde düzenlenen eğitimlerin ya istihdam garantili olması, ya da   işe yerleştirme konusunda hedef konularak bu katılımcı kadınların ne kadarının işe yerleştirildiğinin değerlendirme raporlarında belirtilmesi talep edilmelidir.

9. Genelge’nin oluşturulması sürecinde, AK Parti Kadın Kolları aracılığında, KEİG Platformu gibi konuyla ilgili bağımsız kadın örgütlerinin ve kadın çalışmaları içerisindeki uzmanların görüşlerinin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından göz önünde bulundurulması, demokratik mekanizmaların işlediğinin de güzel bir örneğini teşkil etmektedir. Genelgede öngörülen tedbirlerin uygulamasının izlenmesi ve değerlendirilmesi ile kadın istihdamını arttırıcı gerekli yasal ve politika reformlarının oluşturulmasında konunun tarafı ve uzmanı olan bağımsız kadın örgütleri ile karşılıklı diyalog mekanizması etkin bir şekilde işletilmelidir.

10. Demokratik mekanizmaların işlemesi açısından Genelgenin bundan sonraki tüm süreçlerine kadın örgütlerinin yanı sıra, sendikaların ve meslek örgütlerinin taraf olması gerekmektedir

11. Sendika üyeliği ve toplu pazarlık haklarının genişletilmesi, kadın-erkek ücret eşitsizliğini azaltmada etkili bir politika olarak kullanılmalıdır.

12. Şirket düzeyinde, ücrette saydamlık, işyerinde yatay ayrımının üstesinden gelebilmek, iş-yaşam dengesine katkı, çalışma zamanlarının organize edilmesi gibi uygulamalar hayata geçirilmelidir.

İletişim:
Serap Güre
KEİG Platformu
0535 776 52 41
iletisim@keig.org

Şunlar İlginizi Çekebilir...