Çocuklar ölüyor, görmüyor muyuz?


ÇOCUKLAR ÖLÜYOR, GÖRMÜYOR MUYUZ?

Ufacık bir haber. Bizleri paramparça etmesi gerekirken gündemin kıyısından dahi geçmiyor. Mersin’de 4 aylık Damla annesi ve babası iş aramaya gittiğinde kusuyor ve boğularak ölüyor [1]. Haber bebeğin ölümünün müsebbibi anne ve babanın iş aramaya çıkmasıymış gibi verilmiş. Oysa bu ölümden de bizatihi devlet sorumlu.

Önce daha az trajik yanından başlayalım. Bir anne, bir baba ve bir çocuk. Çekirdek bir tablo. Ancak, muhafazakar toplum algısı için yeterli dahi değil. “En az üç çocuk” cümlesi hala çınlıyor kulaklarımızda. Oysa, yoksullukta bir çocuğa bakmak bile ne kadar zor. Bu ülkenin başbakanı doğumu teşvik için “çocuğa ilk altını devletten” derken, verilen tek sefere mahsus paranın bir aylık bez masrafını bile karşılamayacağını farkında; ama çocukların yoksullaşmasının/yoksunlaşmasının ya da hayatlarının hiçbir önemi yok demek ki… Kadın düşmanlıklarını zaten biliyoruz, çocuk sevgileri de yalnızca sayılardan ibaret. Hayata geldikten sonra nasıl bakıldıkları, onları nasıl bir hayat beklediği kimsenin derdi değil…

Hatırlanacağı gibi ne mahallelerinde ne de iş yerlerinde ücretsiz kreş imkanı olmadığı için babası ile işe gelen Ali Can da üzerine düşen tomruk nedeniyle hayatını kaybetmişti [2]. Ali Can’ın hem annesi hem de babası çalışıyordu. Damla’nın annesi ve babası ise işsizdi. O nedenle KEİG Platformu olarak nitelikli çocuk bakım alternatiflerinin çeşitlendirilmesini savunuyoruz. O nedenle çocuk bakımının yalnızca çalışan ebeveynlerin problemi olmadığını dile getiriyoruz. Eğer çocukların ve bebeklerin birkaç saatliğine bırakılabileceği yerler olsaydı, Damla bugün hala bebek gözleriyle bize gülümsüyor olacaktı. Ancak, daha önce de defalarca kez altını çizdiğimiz gibi erken çocukluk bakım ve eğitim hizmetleri yok denecek kadar az. Ebeveynlerin hizmetlerdeki bu açığı piyasadan kendilerinin karşılaması bekleniyor. Belediyelerin, kamunun, iş yerlerinin ücretsiz, nitelikli ve ulaşılabilir kreşler açması için gerekli mevzuatın yenilenmesi yerine özel sektör destekleniyor. Bu durumda da annesi ve babası işsiz, dar gelirli hanelere doğan bebekleri ölüm bekliyor. Yaşarlarsa da yoksulluk ve yoksunluk… 

Erken çocukluk bakım ve eğitim hizmetleri yalnızca toplumsal cinsiyet eşitliği için değil, çocukların sağlıklı gelişimi, çocuklar arası eşitsizliğin azalması ve eşitsizliğin nesiller arası devamı ihtimalinin azalması için de büyük önem taşıyor. Ama tüm bu bilgilere, tüm bu can yakan olaylara rağmen Türkiye’de hala çocuklar ölüyor, görmüyor muyuz?

KEİG Platformu
7 Mart 2015

———————————————————-

Dipnotlar:

[1] 4 aylık Damla, ailesi iş aramaya çıkınca kusmuğunda boğuldu!”, T24, 3 Mart 2015
[2] “İşyerinde kreş olsaydı Ali Can ölmeyecekti!“, KEİG, 21 Nisan 2014.

Şunlar İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.